Pazar Günü Değerli Doğal Taş Ve Özellikleri

     Adını Güneş’ten alan Pazar günü, İngilizce de Sunday (Sun's day) “Güneş Günü” anlamına gelir. Farsçada çarşı anlamına gelen “bazar” kelimesinden Türkçeleşmiştir. Güneş, yaşamın devamlılığını temsil ettiğinden aynı zamanda dinlenme, bahçe işleri ile uğraşma, kişisel gelişime yönelik aktiviteler yapmak, duyguları paylaşmak ve kendini ifade etmek için de ideal bir gündür. Ayrıca dışarıya çıkmak, alışverişe gitmek, aile ve dostlarla kutlamalar yapmak için de Pazar günü tercih edilir. Bugünü ruhunuzu besleyecek aktiviteler yaparken kullanabilirsiniz, gününüze yoga yaparak, güneşi selamlama hareketleri ile başlayabilirsiniz. Güneş, ruhun yansıması olarak kabul edildiğinden, Güneş’in rengi olan altın renkleri ve turuncu rengi Pazar gününün renkleridir. Pazar gününün değerli taşı ise Amber olarak da bilinen Kehribar taşıdır.

Gezegeni: Güneş
Renkleri: Altın rengi ve Turuncu
Değerli taşları: Amber, Kaplan gözü, Güneş taşı, Topaz taşı
Enerji arketipleri: Cesur, Maskülen, Dominant, Yönetici
Kehribar(Amber) Taşı

     
Kehribar taşı, sanılanın aksine bir mücevher değil 40 milyon yıl önce ölen bir cam türü olan “Pinus succinifera” ağaçlarının fosilleşmiş reçinesidir. Kehribarlar, tarih öncesi böcekleri bile içinde saklayabilir. Toplumlarda süs eşyası yapımında kullanılan açık sarıdan kızıla kadar çeşitli renklerde yarı saydam, kolay kırılabilen ve bir yere gömüldüğü zaman ufak cisimleri kendine çekme özelliği olan bir fosildir. Baltık Denizi'nden (Rusya, Polonya) çıkarılan kehribar, yüzyıllardan beri kadınların süs eşyalarından en gözde sayılan taşlardan biri olarak benimsenmiştir.

Kehribar Taşının Fiziksel Yararları;

     Günümüzde eskisi kadar kullanılmamakla beraber geçmiş zamanlarda kehribar, tedavi amaçlı bolca kullanılmıştır. Kehribar boğmaca tedavisinde ve Antik Roma döneminde akıl hastalıklarının tedavisinde kullanılmıştır. İlk çağ’dan bu yana güzel koku imalatında da kullanılan Amber, mürekkep imalatında da kullanılmaktadır.

     Kehribar tozu ile bal karışımının boğaz, kulak ve göz rahatsızlıklarına, suyla içilen kehribar tozunun ise mide hastalıklarına iyi geldiği düşünülmekteydi. Türk bilim adamı İbni Sina, Kehribarı birçok hastalığa ilaç olarak kullanırdı. Aynı zamanda yapılan araştırmalar sonucu Kehribarın, kalp krizi riskini minimuma indirdiği açıklanmıştır.

     Orta Çağ'da, sarılığın iyileştirilmesi için Kehribar taneleri kullanılırdı. Vücut zayıflığına ve cildin sağlıksız rengine bu sarı taşın iyi geleceğine inanılırdı. Doğumu çabuklaştırdığı, yılan ısırmalarına, diş ağrısına, romatizmaya çare olduğu düşünülüyordu. Prusyalılar da böbrek taşı rahatsızlıkları için Kehribar reçetelerini kullanmışlardır.

     Dünya Savaşı'na kadar kehribar hala bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktaydı. Bugün Litvanya'da hala birçok kadın, parlatılmamış Kehribardan yapılmış kolyelerle guatrdan korunmaya çalışırlar.Kehribar taşının en önemli özelliklerinden birisi de “Ağrı giderici” olmasıdır. Doğal ağrı giderici özelliklerinin yanı sıra, Kehribarın süksinik asidi de vücudunuzun bağışıklık sistemini iyileştirmeye yardımcı olur. Asit ayrıca protein üretimini aktive eder, cildin kurumasını ve hiperpigmentasyonu önler. Hamile kadınlar hamilelikle ilişkili stresi azaltmak için kendilerine veya doğmamış çocuklarına zarar vermeden kehribar kolye kullanabilirler. Hamilelik döneminde meydana gelen solunum yolu hastalıkları tedavisi, migren ve diş ağrıları için de tedavi amaçlı kullanılır. Boğaz, kulak ve mide yanmalarını önler. Soğuk algınlığı, astım, bronşit ve alerji tedavisi için boyun bölgesinde kullanılır. Taşın sağladığı sıcaklık, enfeksiyonun yayılmasını önlemektedir. Sivilce, akne, siğil, egzama, aşırı kepeklenme, deri döküntüsü gibi birçok cilt hastalığı ve alerjiler kehribar taşı ile hafifletilebilir. Ayrıca bulantı, kusma ve sarılığa karşı kehribar taşının tedavi edici özelliği vardır. Sindirim sisteminin özellikle bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Böbrek, mesane ve dalağı temizler, sinir sistemini güçlendirir.

Kehribar Taşının Zihinsel, Duygusal ve Ruhsal Yararları

     Yüksek düzeyde stres veya kaygı duydukları zaman sakinleştirici özelliklerinden de faydalanılan Kehribar taşı, sol elde oynandığında bedenin elektriğini toplar. Elektrik yükünü azalttığı için depresyona karşı faydalıdır. Kendine güveni arttırarak hedeflere ulaşmamızı sağlar, sıcak ve hayli yumuşak bir taş olduğu için bize esneklik ve içtenlik verir. Uysallık ve parlak bir karakter sağlar. Ruhsal sağlığı korur, ortamdaki olumsuz havayı yok ederek negatif enerjiyi pozitif enerjiye çevirir ve rahatlama hissi verir. Günlük yaşantınızda zihinsel ve ruhsal alanda denge sağlar. Akıl ve zekâyı uyandırıp harekete geçirir, doğru karar vermede yardımcı olur, bedeni sağlıklı tutar. Kişiye canlılık ve hayattan hoşnutluk hissi verir. Hayatın ağır yükünü hafifletir. Yaşamın güzel yanlarını fark etmemizi, neşelenmemizi sağlar.

     İnsandaki korkuyu alır. Kehribar taşı, tespih ya da kolye olarak kullanılması tavsiye edilen bir taştır. Doğu ülkelerindeki inanışa göre, kehribar dumanı ruhu güçlendiriyor ve cesaret veriyordu. Bazı inançlarda da bereket getirdiğine inanılarak, para getirmesi için kasalara ve cüzdanlara konulan bir taştır. Kehribar taşının nazara karşı koruma sağladığı da söylenmektedir.

     Litvanya'da ölen kişinin ardından Kehribar, tütsü olarak yakılarak, şeytani ruhların bedenden uzaklaştırılmasına ve iyi ruhların çağrılması amacıyla da kullanılırdı. Yeni doğan bebeklerin ise tütsülenerek hızlı büyüyüp yetişmesine, yeni evlilerin ise mutlu yaşayıp, savaşa giden erkeklerin zaferle döneceklerine inanılırdı.

Kehribar Taşı Kullanımı

     Günümüzdeki pek çok hastalığın tedavisi için çare olarak görülen ''Kehribar taşı'' bileklik, ya da kolye olarak kullanıldığında; kan dolaşımını hızlandırdığından dolayı hamilelerin sıklıkla tercih ettiği aksesuarlar arasında yer alır. Popüler bir aksesuar çeşidi olan kehribar takılar; yetişkinlerde, çocuklarda ve bebeklerde bile kullanılabilen oldukça sık bir şifalı taştır. Kehribar takılar tene temas edecek şekilde kullanıldığında içeriğindeki uçucu yağlar, vücut tarafından emilerek iyileştirici etkilerini kısa zamanda gösterir.

     Yararlarından faydalanmak istiyorsanız, kolyeyi hastalığın bulunduğu bölgeye yakın taktığınızdan emin olun. Yani, elinizde artrit (eklem iltihabı) varsa, kehribar kolye yerine bir kehribar bilezik takmanın daha avantajlı olduğunu göreceksiniz. Ayrıca, açık bir renk seçtiğinizden emin olun. Bunun nedeni kehribarın rengi ne kadar hafif olursa, içerdiği süksinik asit miktarı o kadar fazladır.

     Kehribar taşı sürekli kullanıldığı takdirde düzenli olarak temizlenmesi ve bakımının yapılması gereken bir taş olarak bilinmektedir. Taşın temizlenmesi için yapılması gereken, kehribar boncuklarını akan su altında 5 dakika boyunca tutmaktır. Bu sayede tüm negatif elektrik taştan arındırılır. Kehribar kullanılarak yapılan takıların temizlenmesi için ise sirkeli suyla ıslatılan bir bez yardımı ile 5 dakika boyunca ovulmalı ve takılar bu şekilde temizlenmelidir.

     Kehribar taşının temizlenmesi için yapılabilecek bir diğer işlem de kehribar boncuklarını 1 gün boyunca güneşin altında bırakmaktır. Yapılacak bu uygulama da tüm birikmiş enerjinin taştan arındırılmasını sağlamaya yeterlidir. Günümüz şartlarında, bu yöntemi kullanmak zor olduğundan sıkça yararlanılmıyor olsa da, aslında en doğru kehribar temizleme yöntemi topraklamadır. Bütün enerjileri nötrleyici olarak bilinen toprağın içerisine taşı gömüp 24 saat beklediğinizde taşınızdan maksimum verimi alabilirsiniz.

Deniz ÜLKER

Sosyal medyada paylaş