Benim için Astrolojik Danışmanlık Nedir?

Astrolojik danışmanlık kararımı ilk aldığımda amacım, herkese astrolojinin bir yol haritası olabileceği bilgisini iletmek ve asıl önemli olanın doğum anımızda belirlenen haritanın, sahip olduğumuz tüm potansiyeli bize verdiğini anlatmak idi.

Doğduğumuz an ile şekillenen ve astrolojik doğum haritası olarak adlandırılan harita, o an itibari ile gökyüzündeki gezegenlerin bulundukları yerlerin hesaplanmasıdır. Tüm potansiyelimizin saklı olduğu bu haritada, hayatın 12 ana yaşam alanında nasıl hareket ettiğimizi, nerelerde zorlandığımızı ve çıkış yollarımızın neler olacağının bilgileri mevcuttur. Ruhumuzun bu dünyaya geliş amacını dahi gördüğümüz doğum haritası, elimizdeki çok önemli bir anahtar işlevi görür.

Astrolojik danışmanlık almak isteyen kişiler, genelde hayatlarında önemli dönüm noktalarında olan kişilerdir ve duymak istedikleri aslında bir öngörümdür. Ama astroloji ile asla tavsiye vermemeli ve kişinin seçimleri asla sınırlandırmamalıdır. Astroloji, kişiye sadece “durum” hakkında bilgi vermelidir.

Benim kişisel gözlemim ve inancım, astroloji yorumlama şeklinin de çok değiştiği yönündedir. Enerjilerin çok fazla konuşulduğu, incelendiği ve hatta kanıtlandığı günümüzde, ağzımızdan çıkan her cümlenin hayatımızı şekillendirdiğini düşünürsek, astroloji kişilerin seçimlerine etki edecek şekilde kullanılmamalıdır.

Kendimizden daha bilgili olduğunu düşündüğümüz kişilerin (doktor, öğretmen, psikolog, astrolog gibi) karşısına oturduğumuzda onları hipnoz içerisinde dinlediğimiz düşünülürse, astrolojik danışmanlığın, nasıl büyük bir etki yaratabileceği çok daha net anlaşılabilir.

Herkesin artık astroloji hakkında bir şeyler bildiğini düşünecek olursak, astrolojik olayların anlatılış biçimi tüm insanların hayatında çok önemli etkiler yaratıyor. Örneğin bir merkür retrosunun, felaket bir dönemmiş gibi yansıtılmasından dolayı, artık bilen bilmeyen herkes, bu dönemleri hayatının karanlık günleri olarak anıyor. Merkürün senede ortalama 23 gün geri harekette olduğu ve bunu 3-4 kere yaptığı düşünülürse, toplamda 75 gün hayatımız durduracak mıyız? Ne kadar büyük bir yanılgı… Peki diğer gezenlerin geri hareketleri, mesela Mars’ın 2 buçuk ay bu harekette olduğu düşünülürse, hayat çekilmez olabilir. Bu zamanlara felaket zamanları yerine, sadeleşme ve içe dönüşler olarak bakmak, geçmişten kalan yarım işleri tamamlama fırsatları olarak görmek daha yapıcı bir yaklaşım değil midir? Benim astrolojik danışmanlık vererek yapmak istediğim, kişilerin hayatlarındaki en karanlık noktaları dahi nasıl aydınlatabilecekleri konusunda sahip oldukları potansiyelleri göstermek ve bu ışıkları yakabilmelerine destek olmaktır.

Astrolojiyi anlatmak için, başka eğitimler alınması gerektiğine de inanıyorum. Sadece astroloji bilmek, danışmanlık konusunda tek yönlü bir bakış açısı verecektir. Ama kendimizi başka eğitimlerle zenginleştirirsek, haritayı yorumlama ve anlama şeklimiz de zenginleşecektir.

Astroloji en kadim bilgilerdendir. M.Ö 15.yy.’ a kadar giden bilgiler mevcuttur. Bu kadar eski bir bilginin, nasıl bir derya deniz olduğunu tahmin etmek hiç zor değildir. Bilgisayarın içinde

de tüm bilgiler mevcuttur ama o bilgileri anlamak ve kullanmak bambaşka bir konudur ve yorumlama yapacak olan kişinin bu konudaki yeteneği ve kendini geliştirmesi büyük önem kazanır.

Doğum haritasının potansiyel bir enerjisi olsa da, haritamızda aynen bizim zaman içindeki olgunlaşmamız gibi bir olgunluk süreci geçirir. İçsel anlamda yaşadığımız evreleri ve yaşadığımız ana dair, içsel potansiyelimiz hakkında bize önemli bilgiler sunar. Enerjisel boyutumuz, dünyayı nasıl algıladığımıza dair bilgiler vermek de çok önemlidir. İçsel olarak nasıl olduğumuzu bilmezsek, dışarıya vereceğimiz tepkileri anlamamız da kolay olmaz. Piyango kazanmış birisi sevincini göstermiyorsa, içsel anlamda ne durumda olduğu çok daha önem kazanır.

Öngörüm, kesinlikle ve kesinlikle bir hava ve yol durumu bilgisidir. Danışana asla şu olacak, bu olmayacak deme hakkımız yoktur. O anki durumu nasıl yaşayacağı, danışanın kararı ve seçimidir. Yavaşla ya da hızlan demek, çok basit iki seçime indirgemektir. Hem gaza hem de frene basan birine, yol alamayacağını söyleyebilirim. Bu durum arabaya ciddi zarar verecektir. Ama bas gaza demek ya da fren yap dur demek yine benim haddime değildir. Ben frenin orada olduğunu ve istediği zaman onu kullanabileceğini söylerim. Ya da sürekli dikiz aynası ile geçmişe bakan birisinin yolu görmediği için yol almakta zorlanacağını söylerim ama dikiz aynasına bakma demek benim söyleyeceğim bir söz olamaz. İçinde bulunduğu durumun farkındalığına getiririm, sonraki seçimler danışanın kararıdır. Kariyerinde değişiklik yapmak isteyen birisine, kariyer alanının durumunu anlatabilirim ama kariyerini değiştirip değiştirmemek yine onun özgür iradesi ile vereceği bir karardır. Farkındalık seviyesi artan ve durumu anlayan danışan, kendisi için en doğru şekilde ilerleyecektir.

Astrolojide, her gezegenin artı ve eksi anlamları olduğu için, dualite çok fazladır. Siz danışanınıza nereden bakarak söylerseniz, danışan o açıdan alacaktır. Bu tabii ki her daim pembe tablo çizelim demek değildir. Yukarıda bahsettiğim gibi, durumun analizini yaptığınız zaman, çıkış yolları da en uygun hali ile belirecektir. Bardağın yarısı dolu mudur yoksa yarısı boş mudur? Siz elinizdeki hortum ile bahçedeki çiçekleri mi sulayacaksınız yoksa dikenli alanı mı ?

Bu aşamada, astroloji eğitiminin yanı sıra aldığım ve devam ettiğim iletişim, koçluk, farkındalık, tasavvuf, yoga, meditasyon, nefes farkındalığı, beden, ruhsal ve zihinsel farkındalıklar konularındaki eğitimlerin, fazlası ile faydasını görüyorum. Bilgi sonsuz, öğrenmeye devam

Bilge Akçay

Sosyal medyada paylaş